Herhangi bir hastaliga henüz yakalanmainisken, sagligini koruma ve daha saglikli yasama istegi ve bilinci günümüz insaninin "yeni" bir karakteristigini olusturuyor. Iste tam bu noktada, saglik turizmi devreye giriyor, bu baglamda sik dile getirilen "saglik tatili" yada "tatilde saglik" kavramlari da söz konusu. Giderek daha iyi anlasiliyor ki, günlük yasantinin getirdigi stres, yorgunluk ve gerginliklerden uzak bir kaplica ortami günümüz insaninin
sadece fiziksel-bedensel degil, zihinsel-ruhsal sagligi için de ideal bir atmosfer ve ortam olusturuyor. Sicak su banyolari, içmeler, inhalasyonlar ve buhar banyolari gibi kaplicalara özgü uygulamalar ile, çogu kaplica merkezinde uygulanan egzersiz, masaj, diyet ve beslenme ve daha baska dogal ve geleneksel yöntemler kaplicalari "saglik tatili" için ideal ortamlar haline getiriyor. Bu arada, wellness, fitness, anti-stres, anti-yaslanma gibi, yani stresi, yaslanmayi önleyici, insani daha güçlü yapici
birtakim kür kavramlari gelisiyor. Wellness denilen "sihirli" sözcük, Ingilizce, wellbeing ile fitness sözcüklerinden türetilmis yapay bir sözcük olarak, daha saglikli bir yasam amaçli bir tatil-dinlenme için kaplicalarda kür almayi seçme ve daha saglikli olarak kaplicadan dönme anlaminda da kullaniliyor.
Kaplicaya gitmek için hasta olmayi beklemeyelim!
Hastalanmayi beklemeden, 1 ila 2 hafta yada 10 ila 12 gün süreyle yada bir hafta sonu (artarda birkaç hafta sonu tekrarlanarak) yada haftanin bir-iki günü (yine her hafta tekrarlanarak) bir kaplica yöresinde konaklayarak yada bir kaplica yöresinde yasiyorsak ayaktan "kaplica kürü" almak için, aslinda herkesin en az bir nedeni olabilir; - Sagligi koruma ve gelistirme
Günlük streslerden uzaklasma; "Stres atma"
Kendinizle bas basa kalma
Bedensel ve ruhsal zindelik kazanma
Saglikli beslenme, diyet ve kilo verme
Agrisiz fiziksel ve kaygisiz ruhsal aletivite
Saglikli yasam tarzini yasayarak ögrenme
Saglikli bir tatil geçirme veya saglik tatili yapma
Bilimsel Kaplica Tedavisi (Kaplica Kürü)
Ülkemizde daha çok halkin kendi kendine gerçeklestirdigi geleneksel kaplica tedavisi uygulamalarinin, bilimsel yöntemlerle yürütülmesi gerekir.:
* Kaplica tedavisinde kullanilmasi gereken sifali sular, çamurlar ve iklimsel faktörlerin ve uygulanacak olan yöntemlerin neler olmasi gerektigi, hastalarin yaslari, hastaliklar gibi özelliklerine göre degisiklik gösterir.
Uygun banyo suyu sicakligi genel olarak 36-38 santigrad derece düzeylerindedir. Bu sicakliktaki suda uygulanacak banyonun süresi günlük bir seferde 20 dakikadir. Banyolar 10-15-21 günlük sürelerde günde bir, bazen iki kez yapilir.
Hastalarin banyo havuzu (termal havuz) içerisinde rahatça hareket edebilmesi gerekir. Ancak, unutulmamalidir ki termal su banyolarinda kalbe ek yük gelmesinden kaçinmak için hastanin banyo havuzunda asiri hareketlerden kaçinmasi, suya dalmamasi ve yüzmemesi gerekir. Özellikle yaslilarin ve hafif derece kalp yetmezligi olanlarin yarim banyo uygulamasini kullanmasinda fayda vardir.
Ileri derece kalp yetmezligi olanlarin ise kaplica sulariyla banyo uygulamasi sakincalidir.
Maden Sulari ve Saglik
Dogal kaynaklar seklinde yeryüzüne çikan ve siselenerek tüketime sunulan mineralli sular, insan sagligi
üzerindeki faydali etkilerine olan inanç ve gözlemler nedeniyle yüzyillardir tüm toplumlarda yaygin olarak
tüketilmektedir. Son on yilda yapilmis bir dizi çalismada siselenmis dogal mineralli sularin saglik
etkileri daha iyi anlasilir oldu. Bu yazida mineralli sularin dogal su destegi olarak insan sagliginda
oynadigi önemli rollere kisaca deginecegim.
Mineralli su gelismis toplumlarda saglikli bireylerin dogal su destegidir;
Günümüz gelismis toplumlarinin önemli özelliklerinden biri kisi basina tüketilen mineralli su miktarinin yüksek, digeri de beklenen yasam süresinin uzun olmasidir. Bu toplumlarin saglikli bireyleri kisi basina günde 1 litreye yakin su tüketirler, daha uzun süre daha saglikli ve kaliteli yasarlar. Yapilan arastirmalar minerallerden zengin su tüketen toplum bireylerinde kalp ve damar hastaliklarinin daha az görüldügü, böbrek ve idrar yolu taslarinin daha az gelistigi ve kemik
ve dis sagliginin üst düzeyde oldugunu gösterdi. Bu kisilerin solunum ve sindirim sistemleri sorunlariyla daha kolay bas edebildikleri ve saglikli cilt yapisini uzun yillar koruduklari görüldü. Üç ana ögünde ve ögünler arasi birer sise içildiginde günde bir litre mineralli su alinmis olur. Böylesi bir aliskanligi kazanmak saglikli, kaliteli ve uzun bir yasam için yararlidir.
Mineralli su saglikli ve aktif bir "yaslilik" için dogal su destegidir;
Yetersiz su içme ve minerallerden fakir beslenme kalp-dolasim, sindirim ve bosaltim sistemlerinde rahatsizliklara ve metabolizma ve hormonsal islevlerde sorunlara zemin hazirlar. Bu durum, daha çok orta ve ileri yasli bireylerde tespit edilmistir, o nedenle de yeterli miktarda su içilmesi ve gerekli düzeylerde mineral alinmasi özellikle bu kisilerde desteklenmelidir. Mineralli sular, içildiklerinde hem günlük su gereksinimini karsilarlar hem de dogal olarak içerdikleri minerallerin
bagirsaklardan kolaylikla emilmesi ile de günlük mineral desteginin karsilanmasinda katkida bulunurlar.
Orta ve ileri yaslilar, dinç ve enerjik bir "saglikli yaslanma" için günde 3x1 sise mineralli su içmeyi unutmamalidir.
Saglikli bir kalp-dolasim, sindirim ve bosaltim sistemleri, saglikli bir metabolizma ve saglikli bir hormon ve enzim aktiviteleri için mineralli su yararlidir. Mineralli su saglikli beslenme ve gerekli minerallerin alinmasinda dogal su destegidir;
Tüm mineralli sular dogal olarak minerallerden zengindir. Yeraltinda olusma süreçlerinde hemen hepsi degisik düzeylerde kalsiyum, magnezyum ve sodyum, bazilari da flüorür içerir. Bu mineraller insan sagligi için yasamsal önem tasirlar. Kalsiyum; kemik ve kalp-damar sagligi ve sinir uyari iletimi, magnezyum; kalp, kas ve sinir sagligi ve enerji üretimi, sodyum; su-elektrolit ve asit-baz dengesi, sindirim destegi ve uyari iletimi ve flüorür de; dis ve kemik sagliginda yasamsal
islevler görür.
Bu minerallerin mineralli sulardan emilerek vücuda alinmalari ve söz konusu islevlerde kullanilmalari (biyo-yararlanimlari) diger dogal besin kaynaklari ve yapay destek ilaçlarindan daha yüksek oldugu anlasildi. Günde bir litre mineralli su içilmesi günlük mineral gereksiniminin yeterli karsilanmasina destek olur. Bu destegin özellikle çocukluk, ergenlik ve gençlikte saglanmasi önemlidir.
Mineralli su aktif yasam, spor ve egzersizde dogal su destegidir;
Sagligin korunmasi ve gelistirilmesinde dengeli ve yeterli beslenmenin yaninda günlük fiziksel aktivitelerin artirilmasi ve çesitlendiriimesinin yararlari günümüzde giderek daha iyi anlasiliyor. Sportif faaliyetlere katilma, egzersiz yapma, yürüme ve kosu gibi aktivitelere katilma günümüz insaninin saglikli aliskanliklari arasinda daha çok yer aliyor. Bu arada, tüm bu aktiviteler sirasinda ve sonrasinda görülen kilo kaybinin, asilinda tamamen terleme ile olusan su ve mineral
kaybina bagli oldugu unutulmamalidir. Bu su ve mineral kaybinin karsilanmasi yasamsal önemdedir.
Bunu saglamanin en iyi yollarindan biri güne baslarken, gün boyu, özellikle de aktiviteler sirasi ve sonrasinda mineralli su içilmesidir. Böylece, kaybedilen vücut suyu yerine konuldugu gibi, artan kas ve hücre metabolizmasi yeterli miktarlarda minerallerle desteklenir ve yasamsal önemdeki su-elektrolit dengesi korunmus olur. Günlük fiziksel aktivitelerde mineralli su yasamsal destek saglar.
Kaplicalar; Tarihsel ve Dogal Zenginlik
Termal ve mineralli sularin dinlenme ve saglik amaçli kullanimi insanlik tarihi ile yasittir. Türkiye topraklari bu kullanima sahitlik eden sayisiz tarihsel kalita sahiptir. Türkçe'de sicak sular ve çiktiklari yerlere "ilica" denir.
Buralar, amaca uygun tesisler ve hamamlar yapilmasi ile "kapali ilica" diye anilir olmus, sonradan da "kaplica" sözcügü gelismistir.
Türkler Anadolu'ya getirdiklerinde "Çerge" (buhar banyosu) gelenegini burada karsilastiklari Roma banyosu ile uyumlastirarak "Türk Hamami" kullanimini gelistirdiler. Termal su bulunan yörelerde ise, suyu havuzlarda da kullanarak "Türk Kaplica Hamami" tarzini yarattilar. Böylece, hem saglik, hem de temizlik amaciyla kaplicalari kullandilar. Kaplica gelenegi, ülkemizin zengin mineralli sicak su kaynaklan sayesinde güçlü bir sosyokültürel bir olgu
olarak varligini günümüzde de sürdürüyor. Kaplicalarin sagligi koruma-gelistirme, tedavi ve rehabilitasyon amaçli modern kullanimi ise ülkemiz de dahil olmak üzere, basta Avrupa, Asya, Afrika ve Güney Amerika'da son on yilda bilimsel bilgi birikimiyle giderek güçlenen ve yayginlasan bir yaklasim.
Günümüzde Kaplicalar ve Saglik
Herhangi bir hastaliga henüz yakalanmamisken, sagligini koruma ve daha saglikli yasama istegi ve bilinci günümüz insaninin "yeni" bir karakteristigini olusturuyor. Iste tam bu noktada, saglik turizmi devreye giriyor, bu baglamda sik dile getirilen "saglik tatili" yada "tatilde saglik" kavramlari da söz konusu. Giderek daha iyi anlasiliyor ki, günlük yasantinin getirdigi stres, yorgunluk ve gerginliklerden uzak bir kaplica ortami günümüz insaninin
sadece fiziksel-bedensel degil, zihinsel-ruhsal sagligi için de ideal bir atmosfer ve ortam olusturuyor. Sicak su banyolari, içmeler, inhalasyonlar ve buhar banyolari gibi kaplicalara özgü uygulamalar ile, çogu kaplica merkezinde uygulanan egzersiz, masaj, diyet ve beslenme ve daha baska dogal ve geleneksel yöntemler kaplicalari "saglik tatili" için ideal ortamlar haline getiriyor. Bu arada, wellness, fitness, anti-stres, anti-yaslanma gibi, yani stresi, yaslanmayi önleyici, insani daha güçlü yapici
birtakim kür kavramlari gelisiyor. Wellness denilen "sihirli" sözcük, Ingilizce, wellbeing ile fitness sözcüklerinden türetilmis yapay bir sözcük olarak, daha saglikli bir yasam amaçli bir tatil-dinlenme için kaplicalarda kür almayi seçme ve daha saglikli olarak kaplicadan dönme anlaminda da kullaniliyor.
Kaplicaya gitmek için hasta olmayi beklemeyelim!
Hastalanmayi beklemeden, 1 ila 2 hafta yada 10 ila 12 gün süreyle yada bir hafta sonu (artarda birkaç hafta sonu tekrarlanarak) yada haftanin bir-iki günü (yine her hafta tekrarlanarak) bir kaplica yöresinde konaklayarak yada bir kaplica yöresinde yasiyorsak ayaktan "kaplica kürü" almak için, aslinda herkesin en az bir nedeni olabilir;
Sagligi koruma ve gelistirme
Günlük streslerden uzaklasma; "Stres atma"
Kendinizle bas basa kalma
Bedensel ve ruhsal zindelik kazanma
Saglikli beslenme, diyet ve kilo verme
Agrisiz fiziksel ve kaygisiz ruhsal aktivite
Saglikli yasam tarzini yasayarak ögrenme
Saglikli bir tatil geçirme veya saglik tatili yapma
Kaplica, Termal Kür ve Yas Siniri
* Kaplica kürü almak için belirli bir yas siniri yoktur. Ileri yaslilar ve çocuklar da kaplicalarda rahatlikla kür uygulamasina gelebilirler. Fransa'da örnegin yilda 40 bin çocugun kaplica tedavisine gittigini biliyoruz. Özellikle de çocuklarda alerjik solunum sistemindeki sorunlarinda, örnegin saman nezlesi ve astim bronsiyal gibi hadiselerde veya egzama, akne gibi cilt rahatsizliklarinda kaplica kürleri ile olumlu sonuçlar almiyor. Ama ülkemizde ne yazik ki çocuklarin
kaplica kürü almalari henüz yaygin bir uygulama degil. Ileri yastaki kisilerde de kaplica termal kürlerinin sagligi güçlendirici etkileri söz konusu. Bu durumda bazi faktörlerin göz önünde tutulmasi, özellikle bazi konulara dikkat edilmesi gerekiyor. Örnegin yaslilarda vücudun yanit verebilme yetenegi, özellikle kalp damar ve solunum fonksiyonlarinin yeterliligi ön kosullari geçerli. Henüz genç nüfusun agir bastigi ülkemizde gelecegin ileri yaslilarinin sagliklarim korumada kaplica olanaklarimizi daha iyi degerlendirmemizin
önemi ve yarari açikça ortada.
Kaplica Kürünün Süresi
Kaplica kür uygulamasi bir anlamda bir uyari ve uyum tedavisidir. Bu yüzden belirli bir zaman araliginda gerçeklestirilmelidir. Yapilan çalismalarda bu sürenin en az 10 gün optimum 15 gün oldugu gösterilmistir,.ama bazi durumlarda üç hafta bazen de dört hafta gerekli olabilir. Son, yapilan bir çalisma 6 hafta süreyle haftada bir gün iki banyo uygulamasi ile de olumlu sonuç alindigi bildirilmistir. Dolayisiyla, degisik süre ve formlarda kaplica kürleri ile daha genis ve yaygin
kullanim seçenekleri devreye girebilir.
Kaplica Kürünün Kanitlanmis Etkileri
Kaplica küiünün en iyi kanitlanmis etkisi agri giderici etki, ülkemizde ve dünyada yapilmis bir çok çalisma ile çok net saptanmis bir etki bu. Özellikle , bu agri giderici etkinin kaplica tedavisi sonrasinda bir yila kadar devam ediyor olmasi dikkat çekici ve bu sayede hasta kullandigi agri kesici ilaçlarda azaltmaya gidebiliyor. Bu etki tabi ki öncelikle romatizma hastalari için çok önemli, ama, bu etki genel kas ve yorgunluk agrilari olan saglikli kisiler için de geçerli.
Kaplica kürünün bir diger önemli etkisi hastanin yasam kalitesini yükseltmesi, yani kaplica kürü sonrasi kisinin daha kaliteli yasamasi, isinde, sosyal ve ev yasantisinda daha etkin yasamasi olanakli oluyor. Çok iyi kanitlanmis olan bu kür etkisi uzun süreli (6 aydan 9 aya kadar) etkileri arasinda kaplica tedavisinin. Kaplica kürünün yarattigi toplam etkinin kisideki yansimasi ise genel bir iyilik hali, baska bir deyisle fiziksel olarak daha saglikli bir vücut ve daha saglikli fizyolojik fonksiyonlar, sonuçta
da daha etkin ve saglikli bir yasam tarzi elde etmek olanakli iki haftalik bir kaplica ziyareti sonunda. Çagdas is ortam ve tarzlarinin getirdigi stres yogun ama fiziksel aktivite zayif yasam biçiminin, günümüzün bir çok müzmin hastaligina zemin yarattigi ortada. Saglikli bir yasam sürdürmede kaplica kürlerinin siraladigimiz bu saglik etkileri giderek daha iyi anlasildikça, çagdas insan bu dogal saglik seçenegini daha fazla kullanmaya yönelmekte.
Farkli Sularin Özel Etkileri
Kaplica kürlerinde kullanilan termal ve mineralli sulari tek tek karbondioksitli sular, kükürtlü sular, tuzlu sular ve radonlu sular gibi alt basliklar altinda inceledigimizde, aslinda her suyun kendine özgü belirli spesifik etkileri oldugunu görüyoruz. Bu konuda giderek artan bir bilgi birikimi var. Örnegin kükürtlü sularin vücuttaki iltihabi süreçleri baskiladigini biliyoruz. Gene son bizim Almanya'da yürüttügümüz bir çalismada tuzlu sularin kas gerginliklerini ve agrilarini
azalttigini genel bir rahatlama sagladigini gösterdik. Yine özellikle tuzlu ve kükürtlü sularin genel olarak eklem sisligiyle belli eden iltihapli süreçleri baskiladigini biliyoruz. Karbondioksitli sular ise daha çok kalp dolasim sistemi üzerinde çok olumlu etkilere sahipler; kalp üzerinde bir yüklenme yaratmadan dolasimi tesvik ediyorlar, vücut uç kisimlarinin kanlanmasini arttiriyorlar ve hipertansiyonlu olgularda tansiyonu düsürüyorlar.
Bu siraladiklarimiz banyo tarzinda uygulamalarla elde edilen etkilerdi. Içme tarzinda düsündügümüzde, karbondioksit ile devam edersek, karbondioksit örnegin minerallerin ve bazi maddelerinin mideden emilimini kolaylastiriyor, çünkü midenin kanlanmasini arttiriyor, ayrica içilme sirasinda dilimizdeki tat reseptörlerini baskilayip, sonuçta mineralli suyun içimini kolaylastirici bir etkisi var. Sülfatli sularin safra kesesi üzerine ve bagirsak tembelligi üzerine olumlu etkileri,
kalsiyumlu ve magnezyumlii sularin ise kemik yapisi, kas ve sinir islevleri, kalp çalismasi üzerine bir dizi yarali etkileri söz konusudur.
Kimler için Kaplica Uygun Degildir?
Belki saglikli bir insan kaplica kürü aldiginda çok az sorun çikabilir, ama uzman bir doktorun yönlendirmesi söz konusu degilse, asagidaki durumlarda kaplica tedavisi ve kürünün uygulanmasi sakincalidir,
* Atesle seyreden hastaliklarda, ve herhangi bir organinin enfeksiyon hastaliklarinda (örnegin sarilik, plörezi, nefrit vb.); çünkü enfeksiyon daha agiiiasabilir, vücut sicakligi çok yükselebilir
* Hastaliklarin akut (alevlenme) dönemleri; çünkü bu durumda altta yatan hastalik süreçlerini kaplica tedavisi daha da fazla siddetlendirebilir
* Organ yetersizlikleri (örnegin kalp, böbrek, karaciger gibi organlarin yetersizliklerinde); sonuçta kaplica tedavisi vücuttaki organlarda yanit olusturan bir yani, onlar üzerinde bir uyari sevk eden bir yöntem oldugu için
* Aktif tümör ve kanser,
* Aktif ülser olgulari,
* Kanama ile seyreden durumlar
Kaplica Kürünün Avantajlari
Diger yandan, kaplica kürü daha uygulanmasi sirasinda bir dizi avantajlar saglar. Söyle ki;
Kisi günlük is ve aile yasantisinin yarattigi fiziksel ve ruhsal streslerden uzaklasir.
Kisi yasadigi ortamda varolan ve hastaligini kötülestirici etki gösteren bir çok faktörün etkisinden uzaklasir.
Kaplica yöresinin ve ikliminin olumlu ve yararli faktörleri devreye girer.
Kisinin günlük yasantisi (diyet, egzersiz, uyku, dinlenme) düzene sokulabilir.
Kisinin hastaligi ile günlük is ve aile yasantisini aktif sürdürülebilmesi için rehabilitasyon çalismasi yapilabilir.
Kisi hastaligi konusunda etkin bir saglik egitiminden geçirilebilir.
Ülkemizde daha çok halkin kendi kendine gerçeklestirdigi kaplica tedavisi uygulamalarinin, bilimsel
yöntemlerle yürütülmesi gerekir;
Kaplica tedavisinde kullanilmasi gereken olan sular ve uygulanacak olan yöntemlerin neler oldugu: hastalarin yaslari, sahip olduklari hastaliklar gibi özelliklerine göre degisiklik gösterir.
Uygun banyo suyu sicakligi genelde 34-36 santigrad derece olarak kabul edlir. Bu sicakliktaki suda uygulanacak banyonun süresi günlük bir seferde 20 dk'dir. Banyolar 2-4 hafta süreyle günde bir ya da gün asiri bir banyo seklinde yapilir. Karbondioksitli sularla yapilan banyolarda önerilen yöntem ise 2 gün üst üste banyo yapip üçüncü gün ara verilmesidir.
Karbondioksitli su banyolari disinda hastalarin banyo havuzu içerisinde rahatça hareket edebilmesi gerekir.
Karbondioksitli su banyolarinda ise, kalbe ek yük gelmesinden kaçinmak için hastanin banyo havuzunda hareketsiz kalmasi gerekir. Özellikle yaslilarin ve hafif derece kalp yetmezligi olanlarin yarim banyo uygulamasini kullanmasinda fayda vardir, ileri derece kalp yetmezligi olanlarin ise kaplica sulariyla banyo uygulamasi sakincalidir.
Bu sularin kullanildigi durumlar romatizmal hastaliklar, ortopedik hastaliklar, kaza sonrasi rehabilitasyon tedavileri ve bazi kadin hastaliklaridir. Kür süresi 3-5 haftadir ve toplam 15-20 kür uygulanir. Banyo süresi günlük 20-30 dk'dir. Uygun banyo sicakligi ise 36-42 santigrad derecedir.
*Kükürtlü sular: (1-50 mg / L -2 degerlikli Kükürt içerenler):
Bu sularin kullanildigi durumlar romatizmal hastaliklar, ortopedik hastaliklar, kaza sonrasi rehabilitasyon tedavileri, bazi kadin hastaliklari ve dermatolojik hastaliklardir. Kür süresi 3-5 haftadir ve toplam 15-20 banyo kürü uygulanir. Banyo süresi günlük 15-20 dk'dir. Uygun banyo sicakligi 33-38 santigrad derecedir.
*Karbondioksitli sular: (0,5 - 1 g / L Karbondioksit içeren sular);
Bu sularin kullanildigi durumlar romatizmal hastaliklar, ortopedik hastaliklar, kaza sonrasi rehabilitasyon tedavileri, bazi kadin hastaliklari, dermatolojik hastaliklar ve saglik kontrolü altinda olmak üzere kardiyovasküler sistem hastaliklaridir. Kür süresi 3-5 haftadir ve toplam 10-15 banyo kürü uygulanir. Banyo süresi günlük 15-20 dk'dir. Uygun banyo sicakligi 33-35 santigrad derecedir. Bütün tedavi yöntemlerinde oldugu gibi kaplica banyo tedavisinin de uzman doktor
kontrolü altinda uygulanmasi gerekir.
Kaplicalara giden insanlar nelere dikkat etmeliler?
Mutlaka doktorlarin yönlendiriciliginde gitmeleri gerekiyor. Ama günümüzde bazi hekimlerin egitiminden kaynaklanan eksiklik nedeniyle kaplica tedavisine karsi bir olumsuz tavirlari olabilir. Bu durumda da kaplica tedavisi konusunda bilimsel faaliyet gösteren üniversite birimlerine yada hekimlere basvurmalarini öneriyoruz. Ve sonuçta hiçbir sekilde geleneksel gidisin saglikli olmayi garanti etmedigini, günümüzde bu geleneksel uygulamanin bilimsel uygulamalarla desteklenmesi
gerektigi bilincinde olmalarini istiyoruz. Belki gelenek olarak saglikli bir insan gittiginde çok az sorun çikabilir ama saglikli degilse, belli bir tedavi amaciyla gidiyorsa, mutlaka doktor kontrolüyle ve mutlaka organ ve sistem yetersizligi olmayan, atesli rahatsizligi olmayan, vücudunda enfeksiyonu olmayan, tümör hadiseleri olmayan kisilerin gitmesini söylüyoruz. Ve gittikleri kaplicada mutlaka hekim talep etmelerini öneriyoruz.